İsviçre Medyum araması bazen tek bir soruyla başlar: “Yaşadığım bu durumun anlamını nasıl değerlendirmeliyim?” İnsan, cevabını bulamadığı bir konuyu uzun süre kendi içinde taşıyabilir. Üstelik mesele her zaman ayrılan bir sevgili veya bozulan bir evlilik değildir. Bir türlü ilerlemeyen bir ilişki, sürekli ertelenen evlilik planları, kişinin hayatında tekrar ettiğini düşündüğü olaylar veya geleneksel manevi uygulamalara duyduğu merak da danışmanlık arayışının başlangıcı olabilir.

Ercan Hoca, Almanya’da yaşayan ve 35 yıldır bu alanda çalışan bir manevi danışmandır. İsviçre’den kendisine ulaşan kişilerle yapılan görüşmelerde hazır cevaplardan hareket etmek yerine, anlatılan konunun kendi şartları içerisinde anlaşılmasına önem verir.

Bir Medyuma Ne Soracağınızı Bilmiyorsanız?
İlk görüşmeye hazırlanırken insanların bazen kendilerini gereğinden fazla zorladıkları görülür.
“Benim için hangi çalışma gerekiyor?”, “Vefk mi yaptırmalıyım?”, “Yıldızname mi baktırmalıyım?” gibi soruların cevabını daha görüşme başlamadan bulmaya çalışırlar.
Oysa danışanın spiritüel yöntemleri bilmesi gerekmez.
Yaşadığı olayı kendi kelimeleriyle anlatması çoğu zaman daha anlamlı bir başlangıçtır.
Önceden Bir Çalışma Seçmek Zorunda Değilsiniz
Örneğin altı ay önce bitmiş bir ilişki düşünelim.
Taraflar ayrılmıştır fakat zaman zaman hâlâ birbirlerine mesaj göndermektedir. Böyle bir durumda kişi internette geri getirme, bağlama, aşk ritüeli veya Vefk gibi birçok kavramla karşılaşabilir.
Fakat bunların hangisinin kendi durumuyla ilgili olduğunu bilmiyor olabilir.
Bu noktada yapılması gereken, internetten bulunan bir uygulamayı doğrudan seçmek yerine önce ilişkinin bugünkü durumunu ortaya koymaktır.
Bazen Asıl Mesele Ayrılık Değil Belirsizliktir
Kesin biçimde bitmiş bir ilişkinin ne olduğu bellidir.
Belirsiz ilişkiler daha yorucu olabilir.
Bir gün yakın davranıp ertesi gün uzaklaşan bir partner, geleceğe ilişkin konuşmaktan kaçınan bir sevgili veya uzun süredir devam ettiği halde evlilik konusunda hiçbir adım atılmayan bir birliktelik kişinin sürekli aynı soruları düşünmesine neden olabilir.
İsviçre’de manevi danışmanlık arayanların bir bölümü de tam olarak böyle bir noktadan hareket edebilir.
“Beni Seviyor mu?” Sorusunun Ötesinde
Bir ilişkiyi yalnızca sevgi üzerinden değerlendirmek yeterli olmayabilir.
İki insan birbirine karşı duygular beslediği halde birlikte yaşama konusunda uyuşamayabilir. Aile beklentileri farklı olabilir. Bir taraf evlilik isterken diğeri mevcut düzenin devamından yana olabilir.
Dolayısıyla manevi açıdan cevap ararken ilişkinin günlük hayattaki gerçek koşullarını görmezden gelmemek gerekir.
İsviçre’de Yaşayan Türkler İçin Mesafenin Anlamı
Zürih’te yaşayan bir danışanın manevi bir konuda görüşmek için mutlaka kendi şehrinde birini bulması gerektiği düşüncesi artık eskisi kadar geçerli değildir.
İletişim biçimlerinin değişmesi, farklı ülkelerde yaşayan insanların görüşebilmesini kolaylaştırmıştır.
Ercan Hoca İsviçre’de yaşamamaktadır. Almanya’da ikamet etmektedir. Bu nedenle İsviçre’den yapılan başvurularda öncelikle kişinin konusu dinlenerek görüşmenin nasıl sürdürülebileceği konuşulur.
Burada önemli olan, olmayan bir İsviçre ofisi varmış gibi bir izlenim oluşturmamaktır.
Almanya ile İsviçre Arasındaki Mesafe Her Konuda Aynı Öneme Sahip Değildir
Bir yüz yüze görüşmede coğrafi mesafe önemlidir. Geleneksel bir yorumlama veya danışmanlık görüşmesinde ise durum farklı olabilir.
Örneğin bazı Yıldızname yorumlarında kişinin bulunduğu şehirden ziyade isim, anne adı ve doğum tarihi gibi bilgiler dikkate alınır.
Bu nedenle danışmanlığın biçimi, ele alınan konuya göre değerlendirilmelidir.
İsim, Anne Adı ve Doğum Tarihi Neden Konuşuluyor?
Spiritüel danışmanlıkla ilk kez karşılaşan biri için bu bilgiler alışılmadık gelebilir.
Özellikle Yıldızname ve bazı geleneksel değerlendirme biçimlerinde kişinin kimliğini belirleyen bilgilerden yararlanıldığı görülür.
Buradaki önemli nokta, her danışmanlık türünün aynı bilgileri gerektirmemesidir.
Bir kişinin yalnızca soru sormak istediği ilk görüşmede gereksiz miktarda özel bilgi paylaşmasına ihtiyaç olmayabilir.
Fotoğraf Her Görüşmede Gerekli Değildir
Benzer durum fotoğraf için de geçerlidir.
Bazı geleneksel manevi uygulamalarda fotoğrafın kişiyi sembolik olarak temsil ettiği kabul edilir. Ancak bundan hareketle “medyumla görüşmek için mutlaka fotoğraf göndermek gerekir” sonucu çıkarılmamalıdır.
Hangi bilginin neden istendiğini bilmek danışanın hakkıdır.
Yıldızname ile Kısmet Sorusu Aynı Yerde Buluşabilir
İsviçre’den gelen bir danışan herhangi bir ilişki yaşamıyor olabilir.
Sorusu daha farklıdır:
“Neden karşıma çıkan ilişkiler devam etmiyor?”
Bu noktada konu belirli bir kişiden çıkarak kişinin kendi yaşamındaki ilişki deneyimlerine yönelir.
Yıldızname bakımı, geleneksel olarak aşk, evlilik, kısmet ve kişinin yaşamına ilişkin farklı sorularla bağlantılı biçimde araştırılmaktadır.
Yıldıznameyi kesin gelecek tahmini olarak değerlendirmek yerine geleneksel bir yorumlama biçimi olarak görmek gerekir.
Vefk Konusunda Önce Amacı Anlamak Gerekir
“Vefk yaptırmak istiyorum” cümlesi tek başına yeterince açıklayıcı değildir.
Çünkü Vefk tek bir amaçla ilişkilendirilen bir kavram değildir.
Bir kişi kısmet konusunu araştırırken Vefk ile karşılaşabilir. Başka biri manevi korunma nedeniyle bu kavramı öğrenmiş olabilir. Bir başkası ise aşk ve ilişki içeriklerinde Vefk kelimesini görmüş olabilir.
Dolayısıyla burada doğru soru “Vefk var mı?” değil, “Vefk hangi amaçla araştırılıyor?” olabilir.
Muska ile Vefki Aynı Kabul Etmek Doğru mu?
Her zaman değil.
İnternette bu iki sözcük sık sık yan yana kullanılsa da tarihsel ve geleneksel kullanımları birebir aynı değildir.
Bu nedenle Vefk, muska ve manevi korunma gibi kavramların ayrı ayrı açıklanması, danışanın ne hakkında bilgi aldığını anlamasını kolaylaştırır.
Bir İlişkiyi Geri Getirmek mi, Yeniden Kurmak mı?
Bu iki ifade ilk bakışta aynı görünebilir.
Aslında aralarında önemli bir fark vardır.
Eski sevgilinin yeniden mesaj göndermesi bir “geri dönüş” olabilir. Fakat aynı tartışmalar, aynı güvensizlik ve aynı kırgınlıklar devam ediyorsa ilişki gerçekten yeniden kurulmuş sayılır mı?
Giden sevgiliyi geri getirme konusuna yalnızca kişinin fiziksel olarak dönmesi açısından bakıldığında bu ayrıntı gözden kaçabilir.
Geçmişteki Sorunlar Dönüşle Birlikte Kaybolmaz
Ayrılık üçüncü kişi nedeniyle gerçekleşmiş olabilir. Aileler ilişkiye karşı çıkmış olabilir. Taraflardan biri güvenini kaybetmiş veya geleceğe ilişkin tamamen farklı beklentiler geliştirmiş olabilir.
Bunların her biri farklı bir ilişki hikâyesidir.
Bu nedenle bütün ayrılıkları aynı manevi çalışmayla açıklamak veya aynı sonucu vaat etmek gerçekçi değildir.
“Üzerimde Bir Şey Var” Düşüncesi Nereden Geliyor?
İnsan bazen kısa süre içerisinde birkaç olumsuzluk yaşadığında bunların birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünebilir.
Önce ilişkisi bozulur, ardından işinde problem yaşar, sonrasında kendisini huzursuz hissetmeye başlar.
Böyle dönemlerde nazar, büyü veya manevi etki ihtimali araştırılabilir.
Ancak olayların arka arkaya gerçekleşmesi, aralarında mutlaka manevi bir bağlantı bulunduğunu göstermez.
Korku Üzerinden Danışmanlık Yapılmamalı
Bu nokta özellikle önemlidir.
Bir danışana daha ilk konuşmada “sende kesin büyü var” denmesi ve ardından acilen ücretli bir işlem yaptırması gerektiğinin söylenmesi sağlıklı bir yaklaşım değildir.
Kişinin zaten var olan endişesini büyütmek yerine ne yaşadığını anlamak gerekir.
Manevi korunma veya arınma isteyen biri bu konudaki geleneksel yaklaşımları öğrenebilir; fakat yaşadığı her problemi görünmeyen bir nedene bağlamak zorunda değildir.
Türkçe Konuşabilmek Bazen Bir Tercihten Fazlasıdır
İsviçre’de Almanca, Fransızca veya İtalyanca konuşan bir danışan günlük hayatında herhangi bir iletişim sorunu yaşamayabilir.
Fakat özel hayatını anlatırken durum değişebilir.
Türkçedeki “kısmet”, “nazar”, “bağlama”, “Yıldızname” veya “gönül” gibi kavramların taşıdığı kültürel anlamı başka bir dilde birebir anlatmak her zaman kolay değildir.
Bu nedenle İsviçre Türk medyum aramasının arkasında yalnızca Türkiye kökenli bir danışman bulma isteği değil, aynı kavram dünyasında iletişim kurabilme beklentisi de bulunabilir.
35 Yıllık Deneyim Ne Sağlar?
Deneyimi yalnızca “kaç yıldır bu işi yapıyor?” sorusuyla değerlendirmek eksik kalır.
Asıl fark, birbirine benzeyen iki olay arasındaki ayrıntıları görebilmektir.
Biri üç gün önce ayrılmış, diğeri üç yıldır eski eşini bekleyen iki kişiye yalnızca “geri getirme isteyen danışan” olarak bakılırsa önemli ayrıntılar kaybolur.
Ercan Hoca’nın 35 yıllık deneyimi, kişisel hikâyeleri tek bir kalıba sokmadan değerlendirme yaklaşımının temelini oluşturur.
İsviçre’den İlk Kez Görüşecekler İçin Merak Edilenler
İsviçre’de fiziksel bir Ercan Hoca ofisi var mı?
Ercan Hoca Almanya’da yaşamaktadır. İsviçre’de bulunduğu izlenimi verilmemelidir. İsviçre’den iletişim kuran danışanlarla uygun görüşme seçenekleri değerlendirilebilir.
Yalnızca ilişki problemi için mi danışılabilir?
Hayır. Yıldızname, kısmet, Vefk, nazar ve manevi korunma gibi farklı geleneksel konular da danışmanlığın konusu olabilir.
Hangi şehirlerden iletişim kurulabilir?
Zürih, Basel, Bern, Cenevre, Lozan, Luzern ve İsviçre’nin diğer bölgelerinden iletişim kurulabilir. Şehir, danışmanlığın içeriğini değiştiren temel unsur değildir.
İlk görüşmede fotoğraf göndermek zorunlu mu?
Hayır. Fotoğrafın gerekli olup olmadığı ele alınan konuya bağlıdır. Kişisel bir görüntü paylaşılmadan önce neden talep edildiği bilinmelidir.
Bir çalışmanın kesin sonuç vereceği söylenebilir mi?
Hayır. Özellikle başka bir insanın aşk, evlilik veya geri dönüş kararına ilişkin yüzde yüz sonuç garantisi verilmesi doğru değildir.
